Herkes bir şeyler bekliyor hayattan belli ki..
Bazıları büyük, bazıları küçük beklentilerle meşgul.
Bazıları maddiyat, bazıları maneviyat peşinde.
Ve herkeste bir hayat mücadelesi, bir koşturmaca,
Hani bir yere yetişecekmişiz gibi.
Anın tadını çıkarmayı unutmuşuz hepimiz.
Yarının çekiciliği, dünün acısı var belki yüreğimizde
Ve biz bugünü çoktan unutmuşuz.
Ben de bir şeyler istedim hayattan.
Çabaladım diyorum kendimce ama nerde o zaman istediklerim?
Çok mu şey istedim diye soruyorum kendime.
Cevap yok, cevap verecek biri yok.
Benden başka!
Benim normalin dışında isteklerim oldu aslında.
Bir belediye otobüsünde giderken son durağa,
Kimse susmasın isterdim mesela.
Hiç kimse tanışmıyor olsa da yol arkadaşı olsun isterdim herkes, kısa bir süreliğine.
Şarkılar söyleyelim, muhabbet edelim.
O sıkıcı yolu bir şenlik haline getirelim isterdim.
Bazen hiç tanımadığım birini durdurup yolda,
Halini hatrını sormak isterdim durduk yere.
İnsanız sonuçta, en büyük ortak noktamız da bu değil mi?
Biriyle konuşman için onu tanıman gerekmiyor.
Tıpkı tanımadan aşık olabilmek gibi bir şey.
Hani ilk görüşte aşık olabilirmiş ya insan, tanımadan...
Olmadım ben, bilemem!
Ama isterdim..
Derler ya dokunmaya kıyamazsın,
Bakmaya doyamazsın.
Olmadı, yaşamadım işte.
İstedim ama denemedim galiba..
Bir gün otobüste konuşmaya başlasam belki,
Susturan olmayacaktı..
Ya da yoluma çıkan o yaşlı teyzeye nasılsın desem yüzü gülecekti,
Susmayacaktı.
Ve ben biraz daha dikkatli baksaydım etrafıma,
Biraz daha aldırsaydım en ufak ayrıntıyı,
Kalbimin kapılarını aralasaydım belki,
Aşık bile olurdum.
Ama ben hep yarını bekledim.
Ne başlayacaksa yarının planına koydum onu.
Diyet mi yapacağım, yarın!
Anneannemi arayacağım, yarın!
Sınava çalışmam gerek, yarın!
Yeni bir ayakkabı alacağım, yarın!
İlkokul arkadaşlarımla buluşacağım, yarın!
Aşık olacağım, yarın?
Neden bugün değil?
Neden yarın?
Yeterince vakit kaybettik.
Zaman daralıyor inanın.
Nadir yazarım.. İlhamımın gelmesi gerekir önce benim, içimden gelicek, hissedicem. Anca öyle okuyabilirsiniz beni.
5 Şubat 2011 Cumartesi
24 Ocak 2011 Pazartesi
Blogger sevdam nasıl geri döndü?
Yeni yeni farkediyorum aslında bunca zaman hep şiir yazmışım ben. Öyle daha iyi mi anlatmışım kendimi bilemedim ama bundan sonra canım sıkılınca icimi dökücem ben buraya. Yazmayı severim, okumayı pek sevmem. Canım coook sıkılır zamansızca, umarsızca. O yüzden ben baya takılırım burda. Hele bi su sınavı atlatalım neler yazarım neler. İcimde tutup da söyleyemedigim ne varsa buraya dökerim belki.
Tüm bu istegi icimde uyandıran ne mi, kim mi? Ansızın blogger acan Rüya Kozanoglu ve sınav öncesi psikolojim. İkinizi de cok seviyorum. Sevgiler. Saygılar. Esen kalın efendim.
Tüm bu istegi icimde uyandıran ne mi, kim mi? Ansızın blogger acan Rüya Kozanoglu ve sınav öncesi psikolojim. İkinizi de cok seviyorum. Sevgiler. Saygılar. Esen kalın efendim.
23 Ocak 2011 Pazar
Kafayı mı yedin demeyin, HER ŞEY ELAE İÇİN !
Hayatım boyunca yasamadıgım heyecanı yasatıyorsun bana ELAE, adamsın! Kimseyi senin kadar düsünmedim ben, kimse icin bu kadar cabalamadım, pesinden kosmadım. Ugruna kac hoca eskittim bilir misin? Hangisine gitsem farklı bir strateji, farklı bir kalıp. İtiraf ediyorum aldattım seni ben. Ayıp ettim biliyorum. Sırf sen olmalıydın hedefim. IELTS girdi hayatıma kısa bir süreligine de olsa. Denedik. Bir degil iki degil. Cok denedik. Ama gel gör ki 6,5u elde edemedik. Haklıydın, geri dönmeliydim sana her seye ragmen. Baska carem kalmamıstı su durumda zaten. Terkettim IELTS i sana geldim. Calısmadın deme bana cabalamadın deme. Az mı reading, skimming, listening, writing yaptım ugruna. Neyse! Ben az cok bilirdim zaten IELTS le anlasamayacagımızı. Hani sonu basından belli olan hikayeler vardır ya, öyleydi iste. Bitti, olmadı. UPPER ı bile bıraktım senin icin. Bir de onunla aldatmadım seni. Tek eslilik felsefemi yürüttüm, tıpkı istedigin gibi..
Ben senin icin her seyden vazgectim ELAE! Hani benim olmazsan gidicem bu sehirden, belki bu ülkeden. İyi düsün derim ben. Az kaldı bak. Günler öncesinden safak saymaya baslamısken biz simdi saat sayıyoruz hepimiz. Genc yasımızda stresten türlü türlü hastalıklara sahip olanlarımız var. Gel anlasalım. Yapma, etme, kıyma bize. Fresh olalım, mutlu olalım.
Ben senin icin her seyden vazgectim ELAE! Hani benim olmazsan gidicem bu sehirden, belki bu ülkeden. İyi düsün derim ben. Az kaldı bak. Günler öncesinden safak saymaya baslamısken biz simdi saat sayıyoruz hepimiz. Genc yasımızda stresten türlü türlü hastalıklara sahip olanlarımız var. Gel anlasalım. Yapma, etme, kıyma bize. Fresh olalım, mutlu olalım.
15 Ocak 2011 Cumartesi
Sözüm Meclisten Dışarı
Sen farklıydın herkesten
Ya da bana öyle gelmişti hafiften
Gülüşün, yürüyüşün..
Hepsinden herkesten farklıydı işte!
Korkar gibiydin ilk elimi tuttuğunda
Kararsızmıs gibi..
Doğru mu yapıyorum ben diye sorgularmış gibi..
Ama her şeye rağmen sarıldın sen bana
Tuttun işte normale göre biraz büyük olan ellerimi
Sanki hiç bırakmayacakmış gibi..
Yanına çağırdın hiç beklemediğim bir anda
Omzumda uyudun hareketsiz, dakikalarca
Ve ben sen uyanma diye bekledim gözlerim açık
İzledim seni aklım başımdan kaçık
Üşüdüm dedin ceketimi verdim ben sana
Bu aşkta roller biraz karışık.
Son yine değişmedi aslında
Seven taraf sevilmedi
Sevmeyen üzülmedi
Bu hikaye de başlamadan bitti.
Şaşırmıyorum artık sonu hiç degişmeyen masallara
Diğer yandan anlayamıyorum o ısrarları
Sakın yanlış anlamayın beyler
Tüm sözlerim meclisten dışarı.
Ya da bana öyle gelmişti hafiften
Gülüşün, yürüyüşün..
Hepsinden herkesten farklıydı işte!
Korkar gibiydin ilk elimi tuttuğunda
Kararsızmıs gibi..
Doğru mu yapıyorum ben diye sorgularmış gibi..
Ama her şeye rağmen sarıldın sen bana
Tuttun işte normale göre biraz büyük olan ellerimi
Sanki hiç bırakmayacakmış gibi..
Yanına çağırdın hiç beklemediğim bir anda
Omzumda uyudun hareketsiz, dakikalarca
Ve ben sen uyanma diye bekledim gözlerim açık
İzledim seni aklım başımdan kaçık
Üşüdüm dedin ceketimi verdim ben sana
Bu aşkta roller biraz karışık.
Son yine değişmedi aslında
Seven taraf sevilmedi
Sevmeyen üzülmedi
Bu hikaye de başlamadan bitti.
Şaşırmıyorum artık sonu hiç degişmeyen masallara
Diğer yandan anlayamıyorum o ısrarları
Sakın yanlış anlamayın beyler
Tüm sözlerim meclisten dışarı.
11 Kasım 2010 Perşembe
Ruhun Duymaz
Ben istemiyor muyum sanki aşık olmayı şimdi?
Öyle bakma bana.
Sevmeyi hiç bilmeyen biriymişim gibi,
Aşktan, acıdan nasibini hiç almamışım gibi,
Öyle aşağılayıcı bakma bana.
Benim de yaralarım var hala saramadığım
Gün geçtikçe iyileştiğimi düşünürken ben
Sorular beliriyor kafamda cevaplayamadığım..
Ve ben herkes karşısında dimdik durmaya çalışırken ayakta
Sen geçmiş ne anlarsın sevmekten diyorsun bana.
Ben nasıl severim bilir misin?
İzlerim uzaktan...
Ne yaptığını, nerde, kimle olduğunu bilirim.
Mor giydiğin günleri takip ederim.
Bir kıza gülümsediğinde içim içimi yer.
Erkek arkadaşlarınla oturup konuşuyorsan eğer,
Bak ne düzgün çocuk der bir daha severim.
Yolun karşı tarafından görüp de el sallıyorsan bana,
Yanıma gelip halimi hatrımı soruyorsan bir de,
Gülümserim.
Bir daha severim.
Yeri gelir kendi kendime triplere girerim.
Acı gerçek şu ki olmayacağını bilirim.
Bazen açık açık konuşsam mı diye cümleye başlarken
Noktayı koymadan vazgeçerim.
Ben nasıl severim bilir misin?
Uzaktan, dokunmadan, aldırmadan...
Ben çok severim seni ama haberin olmaz.
Ruhun bile duymaz!
Öyle bakma bana.
Sevmeyi hiç bilmeyen biriymişim gibi,
Aşktan, acıdan nasibini hiç almamışım gibi,
Öyle aşağılayıcı bakma bana.
Benim de yaralarım var hala saramadığım
Gün geçtikçe iyileştiğimi düşünürken ben
Sorular beliriyor kafamda cevaplayamadığım..
Ve ben herkes karşısında dimdik durmaya çalışırken ayakta
Sen geçmiş ne anlarsın sevmekten diyorsun bana.
Ben nasıl severim bilir misin?
İzlerim uzaktan...
Ne yaptığını, nerde, kimle olduğunu bilirim.
Mor giydiğin günleri takip ederim.
Bir kıza gülümsediğinde içim içimi yer.
Erkek arkadaşlarınla oturup konuşuyorsan eğer,
Bak ne düzgün çocuk der bir daha severim.
Yolun karşı tarafından görüp de el sallıyorsan bana,
Yanıma gelip halimi hatrımı soruyorsan bir de,
Gülümserim.
Bir daha severim.
Yeri gelir kendi kendime triplere girerim.
Acı gerçek şu ki olmayacağını bilirim.
Bazen açık açık konuşsam mı diye cümleye başlarken
Noktayı koymadan vazgeçerim.
Ben nasıl severim bilir misin?
Uzaktan, dokunmadan, aldırmadan...
Ben çok severim seni ama haberin olmaz.
Ruhun bile duymaz!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)